Duyurular

Tarihçiler:Libya bizim iç meselemiz! İlk başbakanı da biz göndermiştik Anasayfa ›› Haberler

Tarihçiler:Libya bizim iç meselemiz! İlk başbakanı da biz göndermiştik Anasayfa ›› Haberler

Tarihçiler: Libya bizim iç meselemiz! İlk başbakanını da biz göndermiştik

Libya Tezkeresi’nin TBMM’de kabul edilmesini değerlendiren tarihçiler, Türkiye’nin Libya’yı hiçbir zaman yalnız bırakmadığını ve Cumhuriyet döneminde talep üzerine ülkeye başbakan bile gönderildiğini kaydettiler.

Tarihçiler: Libya bizim iç meselemiz! İlk başbakanını da biz göndermiştik

 Faruk Arslan  İstanbul 

Libya Hükümeti’nin talebi üzerine ülkeye askeri uzman gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin TBMM’de kabul edilmesiyle birlikte bir kez daha Mehmetçiğe ‘Trablusgarp’ yolu açıldı. Osmanlı’nın 394 yıl adaletle hükmettiği Libya ile köklü ilişkileri bulunan Müslüman Anadolu, Cumhuriyet döneminde de ülkeye askeri, siyasi ve iktisadi destek sağladı.

Anadolu’dan Libya’ya giden askeri uzmanlar

Tarih boyunca Libya’nın her zor anında Türkiye’nin bölgeye yardım elini uzattığını belirten tarihçi yazar Mustafa Armağan, talep üzerine ülkeye başbakan dahi gönderildiğini ifade etti. Tarihçi Armağan, “Türkiye’nin Libya halkı ile dostluğu bakidir. İtalya’nın Libya işgali sırasında bölgeye gönderdiğimiz askeri uzmanların direnişe katkısı meşhurdur. Osmanlı Devleti 1912 Uşi Antlaşması’nı imzalasa da, Libya’nın elini hemen bırakmayarak önce Enver, Mustafa Kemal, Fethi (Okyar) ve Deli Halid Bey gibi gönüllü subayların katılımıyla iç bölgelerde İtalyanlarla mücadeleye devam etti. Libya bu süreçte askeri donanımını artırdı” dedi.

-Türk subaylar, Libyalı mücahitlere at üzerinde muharebe öğretiyor

İstiklal Harbi’nin bir kahramanı: Libyalı Şeyh Sunusi

İstiklal Savaşı sürecinde bu defa Libya’nın Türkiye’ye cansiperane destek verdiğini, bunun en önemli örneğinin Şeyh Sunusi olduğunu vurgulayan Armağan, şu sözleri sarf etti: “İstiklal Savaşı yıllarında bir Libyalı olan Şeyh Sunusî’yi, Mustafa Kemal Paşa’nın yanı başında görüyoruz. Hatta Şeyh Sunusî, Temmuz 1918’de son Osmanlı padişahı Vahdettin’e Hz. Ömer’in kılıcını kuşatarak bir ilke imza atmıştır. Sivas Kongresi günlerinde Sivas’ta bir İslam Kongresi düzenleneceği ve başkanlığını Şeyh Sunusî’nin yapacağı haberini zamanın gazetelerinde yer almıştır. Milli Mücadele’ye bütün gücüyle destek veren Sunusi, İstiklal Mücademizin sembolleri arasında yer aldı.

-Libya’da Türk bayrakları

Libya’nın ilk Başbakanı’nı Türkiye yolladı

Şeyh Sunusi’nin yeğeni İdris’in talebi üzerine 1949’da bağımsız Libya’nın ilk Başbakanlığı’na bir Türk’ün getirildiğini anlatan Armağan, “1949’da Libya’nın talebi üzerine bir kaymakamımız olan Sadullah Koloğlu, Bingazi’ye giderek başbakan oldu.

Sadullah Koloğlu, 3 yıl süreyle Libya Devleti’nin Başbakanlık görevini üstlendi. Koloğlu, Türkiye vatandaşlığından ayrılmayarak bu görevi icra etti” diye konuştu. Armağan, “Menderes döneminde ise Libya’nın ayakta durabilmesi için çeşitli yardımlar gönderildi.

1954 ila 1958 yıllarında 21’i yüksek okul, 8’i üniversite, 26’sı ilahiyat ve 8’i askerî okullarda olmak üzere 63 Libyalı öğrenciye Türkiye’de eğitim imkânı sağlandı. Bunlar daha sonra Libya hükümetinde bakan ve başbakan olarak görev yaptı. Aynı zamanda Başvekil Menderes, Libya’ya ziyaret gerçekleştirerek Libya’daki en önemli Osmanlı bağlarından biri olan Turgut Reis’in Trablusgarp’taki türbesini ziyaret etmişti. Menderes aynı zamanda Libya yerel kıyafetlerini giyerek objektiflere poz vermişti. Bunlar hep cumhuriyet döneminde yaşandı” ifadelerini kullandı.

-Sadullah Koloğlu

Libya bizim iç işimiz

Günümüzde Libya’da görev alacak olan Mehmetçiğe şanlı tarihimizin yoldaşlık edeceğini kaydeden Mustafa Armağan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün meşru Libya hükümetine desteğe gidecek olan Mehmetçik de geçmişten günümüze uzanan dostluğun gereği olarak Libya halkına barış götürecektir. Libya bizim dış işimiz değil, iç işimizdir.

Libya’da ‘Türkiye ile birleşme partisi!’

Libya’nın siyasi tarihiyle ilgili önemli bir ayrıntıyı da paylaşan Armağan, 1947 yılında ülkede Hizbu’l-İttihadi Trablus-i Türki, yani Türk-Trablus Birliği Partisi kurulduğunu ve bu partinin gayesinin Türkiye ile birleşerek ortak bir hükümet kurmak olduğuna dikkat çekti. Seyyid Ahmed es-Sunusi’nin 1951’de Libya Kralı olan yeğeni İdris es-Sunusi’nin 12 Nisan 1947 tarihli Cumhuriyet gazetesindeki röportajına değinen Armağan, şöyle devam etti: “Bu röportajdan öğreniyoruz ki Libya’da kurulan Türk-Trablus Birliği Partisi dış işlerinde tamamen aynı siyaseti güderek Türkiye ile kurulacak ortak hükümetin mali ve askeri hususlarda birlik kurarak, yalnız iç işlerinde bağımsız olmayı hedefliyordu.

Kaynak: yeniakit.com.tr

Bu sayfa 724 kişi tarafından okunmuştur
<